Göz teması kurmayan çocuk için ebeveynler gelişimsel bir sıkıntı olduğunu düşünebilir. Ancak her zaman bu çıkarıma varılmamalıdır. Çocuklarda göz teması, iletişim için önemli bir unsurdur. Ancak jestler, mimikler, tepkiler ve ilgi de iletişim kurma şekilleridir. Bunların tümü birlikte değerlendirilmelidir. Bu yüzden çocuk göz teması kurmuyor diye endişelenip bir tanıya ulaşmak doğru değildir. Göz teması kurmakta zorlanan çocuk davranışları, değişkenlik gösterebilir. Örneğin belirli ortamlarda veya belirli kişilerde bu durum ortaya çıkabilir. Bu davranışın hangi anlarda sıklaştığı gözlemlenebilir.

Bir çocuğun göz teması kuramamasının farklı nedenleri olabilir. Yaş, bulunduğu ortam, karşısındaki kişi ve iletişimin niteliği bu davranışı etkileyebilir. Bazı çocuklar kalabalık bir yerde konuşurken başka bir noktaya bakmayı tercih edebilir. Bazıları tanımadığı insanlarla iletişim kurarken daha fazla zamana ihtiyaç duyabilir. Çocuklarda iletişim farklılıklarından dolayı bakış, jest, mimik ve sözel iletişim başka şekillerde ortaya çıkabilir. Araştırmalar da dil becerilerinin farklı gelişim alanlarıyla ilişkili olduğunu ve uygun uyarıcı ortamların çocukların dil kullanımını destekleyebildiğini göstermektedir.
Bu nedenle sadece göz temasına bakmak yerine şu alanlar birlikte gözlemlenebilir:
Çocuğu bakmaya zorlamak yerine iletişim kurabileceği rahat bir ortam oluşturulmalıdır. Çocukla göz teması kurmaya çalışırken yetişkinin çocuğun seviyesine inmesi ve anlık bir iletişim başlatması daha uygun olabilir.
Göz teması kurma konusunda ısrar etmek, çocuğun iletişim sırasında kendisini baskı altında hissetmesine neden olabilir. Bunun yerine çocuğun ilgisini kollamak ve iletişim denemelerine yanıt vermek daha faydalı bir yaklaşımdır. Ailenin asıl amacı çocuklarda iletişim becerilerini desteklemek olmalıdır. Örneğin çocuk bir oyuncağa ilgi duyuyorsa yetişkin bunu oyuna çevirebilir. Çocuğun çıkardığı bir sese karşılık verebilir veya yaptığı hareketi taklit edebilir. Böylece ebeveyn-çocuk iletişimi göz teması dışında da meydana gelmiş olur. Buradaki amaç doğrudan göz teması geliştirme çalışması yapmak değil, çocuğun kendisini ifade etmesini ve karşısındaki kişiyle bağlantı kurmasını desteklemektir.
Oyunlar, çocuklarda iletişim gelişimi için daha serbest bir alan oluşturur. Çocukların hem eğlenmesi hem iletişim kurması için doğal fırsatlar sunar. Özellikle karşılıklı oyunlarda çocuk sıra beklemeyi, söz hakkı olduğunu, karşısındakini takip etmeyi ve ortak bir etkinliği sürdürmeyi öğrenir. Oyun yoluyla iletişim desteklenirken çocuğun ilgisini takip etmek önemlidir. Karşılıklı top paslaşmak, birlikte boya yapmak, kukla veya basit taklit oyunları oynamak iletişim için uygun ortam oluşturabilir.
Bu süreç çocuklarda sosyal etkileşim açısından da önemlidir. Anaokulu ortamının bu konuda rolü büyütür. Okul öncesi iletişim becerilerinin desteklenmesi için sınıfta yapılan oyunlar oldukça önemlidir. Farklı materyaller ve etkinlikler yoluyla dil becerilerini kullanma fırsatı sunabilir.
Göz teması kurmayan çocuk için uzman görüşü alınmasına karar verirken tek bir davranışa bakılmamalıdır. Çocuk, iletişim başlatmakta belirgin biçimde zorlanıyor olabilir. İsmine verdiği tepkiler yetersiz kalabilir. Jest ve mimikleri kullanımı konusunda dikkat çeken farklılıklar görülüyor veya yaşına göre beklenen iletişim becerilerinde genel bir güçlük fark ediliyorsa bir uzmandan değerlendirme alınabilir. Burada amaç çocuğa bir etiket koymak değil, ihtiyaç duyduğu desteğin belirlenmesidir. Çocuklarda sosyal iletişim çok sayıda becerinin birlikte değerlendirilmesini gerektirir. Göz temasının olmaması tek başına herhangi bir gelişimsel durumun veya otizmin tanısı değildir. Bu yüzden ebeveynlere, gerekli değerlendirmeler yapılmadan endişelenmemeleri tavsiye edilir.
Çocuklarda sosyal etkileşimini sağlamak için en uygun ortamlardan biri okuldur. Okul öncesi iletişim, çocukların günlük etkinlikler içinde kendilerini ifade etmeleri ve çevreleriyle karşılıklı etkileşim kurmaları açısından önemlidir. Erdem Anaokulunda çocukların akran iletişimini geliştirebilecek bir ortam sunulur. Çocukların bireysel özellikleri dikkate alınarak kendisini özgürce ifade edebileceği bir yer sağlanır.
Okul öncesi sosyal gelişim yalnızca göz teması üzerinden değerlendirilmemelidir. Çocuğun iletişim başlatması, arkadaşlarıyla etkileşime girmesi, grup etkinliklerine katılması ve ihtiyaçlarını ifade edebilmesi de sürecin parçalarıdır. Okul öncesi eğitimde iletişim, dinleme ve sosyal beceriler gibi alanların desteklenmesi çocuğun gelecek eğitim hayatına uyumunu da kolaylaştırabilir. Bu yüzden nitelikli bir eğitmen kadrosu seçimi büyük önem taşır. Erdem Anaokulu, çeşitli hizmetleri ve başarılı öğretmenleriyle çocuklarınızın iletişim becerilerini desteklemekten mutluluk duyar.
Çocuk göz teması kurmadan iletişim kurabilir mi?
Evet. İletişim yalnızca göz temasından oluşmaz. Jestler, mimikler, sesler, sözcükler ve karşılıklı iletişim girişimleri de iletişimin önemli parçalarıdır.
Göz teması kurmamak her zaman gelişimsel bir sorun mudur?
Hayır. Tek başına göz teması kurmamak bir gelişimsel durumun veya otizmin tanısı değildir. Çocuğun iletişim ve sosyal etkileşim özellikleri bir bütün olarak değerlendirilmelidir.
Çocuğu göz teması kurmaya zorlamak doğru mu?
Hayır. Doğru değildir. Genellikle zorlamak yerine çocuğun rahat hissettiği iletişim ortamını oluşturmak daha uygundur. Amaç karşılıklı iletişimi desteklemektir.
Çocuk bazı kişilerle göz teması kurup bazılarıyla kurmayabilir mi?
Evet. Çocuğun kişiye, ortama ve iletişim durumuna göre farklı davranması mümkündür. Bu nedenle göz temasındaki farklılıklar değerlendirilirken çocuğun genel iletişim örüntüsü dikkate alınmalıdır.