Başakşehir - İstanbul /

Çocuklarda regresyon: daha önceki süreçte kazanılmış olan gelişimsel becerilerin geçici şekilde kaybedilmesi ya da gerilemesi durumundur. Parmak emme, tuvalet alışkanlığının geri dönmesi, bebeksi konuşma, daha fazla ilgi isteme davranışı ya da ayrılma kaygısının artması gibi davranışlar regresyonun yaygın örnekleri olarak sıralanabilir. Bu durum çoğu zaman anne ve babaları endişelendirse bile; regresyon genel olarak çocuğun yaşadığı herhangi bir duygusal zorlamadan verdiği geçici ve doğal bir tepkidir.

Regresyon, çocuğun genel olarak kendini güvende hissetmediği ya da baş etmekte zorlandığı bazı durumlarda ortaya çıkan bir sorundur. Yeni bir kardeşin dünyaya gelmesi, anne ve baba ayrılığı, okula başlama, sevilen birinin kaybı ya da aile içerisinde yaşanan büyük çatışmalar çocuk için yoğun bir stres kaynağı olabilir. Çocuk, söz konusu olan bu stresle baş edebilmek için daha önce kendini güvende hissettiği davranışlarla geri dönebilir.

Bazı durumlarda ise regresyon, çocuğun güven ve ilgi ihtiyacının arttığını gösterir. Özellikle aile ortamında yaşanan değişimlerin sonrasında çocuk, yeniden bebek gibi davranışlar sergileyerek yakınlık ve bakım talep edebilir. Bu davranışlar ise çocuğun bilinçli olarak attığı bir geri adım değil; duygusal ihtiyacını ifade etme biçimidir.

cocuklarda-regresyon.jpg

Çocuklarda Regresyon Nedir, Nedenleri

Çocuklarda regresyon, bir çocuğun yaş aralığına ve gelişim seviyesine uygun olarak kazandığı bir takım becerileri kalıcı ya da geçici olarak kaybetmesi ve daha erken bir gelişim dönemine ait davranışları tekrar sergilemesi anlamına gelir. Regresyon; parmak emme, bebeksi konuşma, yalnız uyuyamama, aşırı ağlama, anne ya da babaya aşırı bağımlılık ve tuvalet alışkanlığının bozulması gibi davranışlarla kendini gösterebilir. Çocuklarda yaşanan bu durum genel olarak stres,  duygusal zorlanma ve değişim karşısında çocuğun kendini güvende hissettiği o eski davranışlara dönmesi olarak ifade edilir.

Çocuklarda regresyonun ön plana çıkan bazı nedenleri şu şekilde sıralanabilir.

  • Duyusal ve psikolojik sebepler : Anne ve babanın ayrılması (evleri ayırma ya da boşanma), yeni kardeşin doğması, taşınma travmatik yaşantılar, bakıcı değişmesi, okul değişikliği ya da okula yeni başlama, aile içi çatışmaların yaşanması olarak sıralanabilir,
  • Gelişimsel dönemler: Özellikle 2-3 yaş ve 4-6 yaş aralığında gelişim sıçramaları sonrasında kısa süreli bazı regresyonlar ortaya çıkabilir. Bu durum çoğu zaman geçici ve normal kabul edilir,
  • Fiziksel sebepler: Hastanede yatış, uzun süreli hastalıklar ya da yorgunluk ve uykusuzluk gibi durumlar sıralanabilir,
  • Sosyal ve çevresel etkenler: Aşırı baskı ve beklenti, çocuğun kendini güvende hissetmemesi, aşırı kontrol ya da ilgi eksikliği yaşanması sayılabilir,
  • Klinik ve nörogelişimsel durumlar: Gelişimsel dil geriliği, otizm spektrum bozukluğu ve travma sonrası stres bozukluğu regresyona sebep olabilir.

Eğer regresyon hızlı, ani ve birden çok alanda görülüyorsa ya da uzun süreli devamlılık söz konusu ise bu konuda mutlaka bir uzmana başvurulması gerekir.

Ayrıca çocuklarda regresyon çoğu durumda bir uyum ve başa çıkma mekanizması anlamına gelir. Çocuk yaşadığı bu zorlanmayı sözel olarak ifade edemediğinde, daha önceki süreçte kendini güvende hissettiği gelişim dönemine ait davranış şekillerine geri döner. Buna bağlı olarak çocuklarda regresyonun başlıca duygusal nedenleri ise şu şekilde sıralanabilir:

  • Güven duygusunun zarar görmesi: Çocuklar için güvenli bağlanma, sağlıklı gelişimin temeli olarak nitelendirilir. Bu bağın sarsılması regresyona sebep olabilir. Uzun süreli ayrılıklar, anne ve babanın duyusal olarak uzaklaşması, anne ve babanın aşırı depresif ya sa stresli olması, bakım veren kişinin sürekli olarak değişmesi sayılabilir. Dolayısıyla çocuk ‘’artık güvende değilim’’ hissini yaşadığında, daha bebeksi olan davranış şekillerine dönebilir,
  • Yas ve kayıp süreci: Evcil hayvan kaybı, anne baba ayrılığı ya da yakın birinin ölümü regresyona sebep olabilir. Çocuk, bu kaybı anlamlandıramadığında duygusal olarak geri çekilmeye başlar ve daha küçük yaş davranışları sergileme eğilimi gösterir,
  • Travmatik olaylar: Tanık olunan bir şiddet, kaza ve afet durumu, duygusal ya da fiziksel istismar gibi durumlar regresyonu yoğun ve ani şekilde ortaya çıkarabilir,
  • Aile içi dinamik: Kıskançlık, ilginin paylaşılmak zorunda olması ve aileye ‘’bende küçüğüm’’ mesajı verme çabası olabilir. Bu durumda anneye aşırı yapışma, bebeksi konuşma tarzı ve yoğun yaşanmaya başlayan tuvalet kazaları ortaya çıkabilir,
  • Aşırı baskı ve beklenti: Aileden gelen ‘’ sen artık büyüdün’’ söylemler, akademik olarak baskıya maruz kalmak ve yaşına uygun olmayan zorunluluklar sayılabilir. Bu durumda çocuk baş edemediği bir yükten kaçmak için geriye dönebilir,
  • Gelişimsel sebepler: Gelişim sıçralamaları, dil gelişimi, bilişsel sıçramalar ve sosyal farkındalıklara dair geçişi regresyonların yaşanmasına sebep olabilir. 2-3 yaş ve 4-6 yaş aralığı bu açıdan kritik dönemlerdir,
  • Kimlik çalışmaları: Bağımsızlık ihtiyacı ve ‘’ben yapacağım’’ isteği gibi durumlarda regresyon yaşanabilir,
  • Biyolojik ve fiziksel sebepler: Hastanede yatış, ağrı ve yorgunluk hissi, uyku düzeninin bozulması ve uzun süren hastalıklar çocuğun duygusal olarak dayanıklılığını azaltır,
  • Çevresel ve sosyal değişim: Okul ya da sınıf değişikliği, taşınma, yeni sosyal ortam ve kreşe ya da okula başlama gibi kontrol edilemeyen değişimler karşısında çocuk tanıdık davranışlara geri dönebilir.

Yaş Gruplarına Göre Regresyon

Regresyon, her yaş aralığında görülebilir ancak gelişimsel özelliklere bağlı olarak farklı şekillerde ortaya çıkabilir. Bunlar şu şekilde sıralanabilir:

  • 0-2 yaş (bebeklik dönemi): Daha sık ağlama, uyku düzeninin bozulması, emme ihtiyacının artması daha fazla kucağa alınma isteği, ayrılık kaygısında artış yaşanma olarak sıralanabilir. Ayrıca hastalık, diş çıkarma ve anneye bağlanma değişikliği gibi durumlarda regresyon ihtimali artar. Genel olarak bu durum normaldir ve bakım ihtiyacının attığını gösterir,
  • 2-3 yaş (özerklik ve bebeklik): Tuvalet kazalarının artması, öfke nöbetlerinde artış, anne-babaya aşırı yapışma isteği, bebeksi konuşma ya da parmak emme olarak ortaya çıkabilir. Aynı zamanda kreşe başlama, yeni kardeş ya da tuvalet eğitim süreci regresyona sebep olabilir.
  • 3-4 yaş: Yalnız uyuyamama, gece altını ıslatma, hayali korkular yaşanması, bebeksi davranışlar ve korkularda artış yaşanması olarak ortaya çıkabilir. Hayal gücünün gelişmesi ve rutin değişiklikler ise bu duruma sebep olabilir,
  • 4-6 yaş: Bebeksi ses tonu, aşırı ilgi isteği, anne babadan ayrılmak istememe ve tuvalet gerilmesi olarak ortaya çıkabilir. Aile içi çatışmalar ve akademik beklentiler de bu noktada tetikleyici olabilir,
  • 6-9 yaş: Okula gitmek istememe, alt ıslatma, aşırı ağlama ve bebeksi davranışlardan çok duygusal olarak geri çekilme yaşanması olarak ortaya çıkar. Akran zorbalığı, okul uyum sorunları ve akademik başarısızlık regresyonun habercisi olabilir,
  • 8-12 yaş: Sorumluluklardan kaçma, aşırı bağımlılık, akademik düşüş ve içine kapanma olarak sıralanabilir. Aile içi baskı, kimlik karmaşası yaşanması ve akran ilişkilerinde sorun yaşandığında bu dönemde regresyon ciddiye alınmalıdır,
  • 12 yaş ve üzeri: Aşırı öfke patlamaların yaşanması, çocuksu tepkiler, sorumluluk reddi ve aile bağımlılık gibi durumlar ortaya çıkabilir. Yoğun stres, kimlik arayışı ve hormonal değişimler uzun süren regresyon olarak dikkat çeker. Bu durumda mutlaka profesyonel bir psikolojik destek gerekir.

Çocuklarda En Sık Görülen Regresyon Davranışları

Regresyon davranışları; çocuğu zaman çocukların farklı davranışlarla ‘’desteğe ihtiyaç duyuyorum’’ deme şeklidir. Bunlar şu şekilde sıralanabilir:

  • Tuvalet alışkanlığında gerileme yaşanması: Alt ıslatma ya da tuvalet kazalarının artış göstermesi olarak ifade edilebilir. Genel olarak kaygı, stres, yeni kardeş ve okul değişimleriyle alakalıdır,
  • Bebeksi davranış ve konuşma tarzı: Bebeksi konuşma, parmak emme ve kucağa alma isteği olarak ön plana çıkar. Çocuğun güven ve ilgi ihtiyacının artışını yansıtır,
  • Ayrılık kaygısı: Anne ve babadan ayrılmak istememe, okula gitmeye zorlanma olarak yansır. Çocuk kendini güvende hissetmediğinde bu sorun çok daha sık yaşanır.

Alt ıslatma ve parmak emme

Alt ıslatma; daha önce tuvalet eğitimi alan bir çocuğun yeniden altını ıslatmaya başlamasıdır. Genel olarak duygusal kaygı, stres, yeni kardeş olması, aile içi değişimler ve okula başlama gibi durumlar sonrasında ortaya çıkar. Çocuk bu yolla kendini güvende hissetme ve ilgi ihtiyacını yansıtır. Cezalandırmak ya da azarlamak bu sorunun artmasına sebep olabilir.

Parmak emme ise çocuğun kendini sakinleşmek ve rahatlamak için başvurduğu bir regresyon davranışıdır. Özellikle yorgun, kaygılı ve güvensiz hissettiği dönemlerde bu sorun artar. Çocuk için bu davranış geçici bir baş etme yöntemidir ve baskıyla bırakılması genel olarak ters etki yaratır. Her iki davranış şekli de çocuğun yaşadığı duygusal zorlanmanın bir yansımasıdır. Anlayışlı, sabırlı ve güven verici bir yaklaşım benimsediğinde bu davranış çoğu zaman kendiliğinden azalmaya başlar.

Bebeksi konuşma

Bebeksi konuşma ise çocuğun yaşına uygun olan dil becerilerini kazanmasına rağmen kelimeleri bozarak daha küçük bir çocuk gibi konuşmasıdır. Genel olarak şefkat, güven ve ilgi ihtiyacının arttığı dönemde ortaya çıkar. Yeni bir kardeş, aile içi yaşanan yoğun stres, okula başlama ya da duygusal zorlanmaların çok fazla yaşanması bu davranışı tetikleyebilir.  Çocuk bu yol sayede yakınlık kurmaya ve destek görmeye çalışır. Azarlayarak ‘’sen artık büyüdün’’ ya da “böyle konuşma” demek, bu davranış artırabilir. Anlayışlı ve sakin bir tutum bebeksi konuşmanın çoğu zaman azalmasını sağlar.

Ayrılma korkusu ve bağımlılık

Ayrılık korkusu; çocuğun anne ya da babadan uzak kalmaya dair yoğun bir kaygı hissetmesidir. Çocuk bu durumda okula gitmeyi istemeyebilir. Sürekli ebeveynin yanında olmak isteyebilir ya da yalnız olmaktan kaçınabilir. Bu durum genel olarak stres, güvensizlik, değişim dönemleri ya da duygusal zorlanma yaşandığında ortaya çıkar. 

Bağımlılık davranışı ise çocuğun yaşına uygun olan işleri reddetmesi, aşırı ilgi talep etmesi ve sürekli yardım istemesi şeklinde ortaya çıkar. Çocuk bu davranışlarla kendini güvende ve rahat hissetmeye çalışır. Tutarlı, sabırlı ve güven verici bir yaklaşım sergilemek ise bu davranışın zaman içerisinde değişmesini sağlar.

Çocuklarda Regresyon İle Baş Etme Yolları

Çocuklarda regresyon ile baş etme yolları şu şekilde sıralanabilir:

  • Sakin ve anlayışlı olmak: Regresyon bilinçli olarak sergilenen bir davranış değildir. Cezalandırmak, azarlamak ya da utandırmak çocuğun yaşadığı kaygıyı artırır ve davranışın pekişmesine sebep olur,
  • Güven duygusunu güçlendirmek: Çocuğa sevildiğini ve güvende olduğunu hissettirmek bu noktada işe yarar. Göz teması, fiziksel temas ve beraber kaliteli zaman geçirmek bu durumda çok faydalı olabilir,
  • Rutini korumak : Yemek, uyku ve günlük düzenin mümkün olduğunda koruması çocuğu kendini daha güvende hissetmesini sağlar,
  • Duygularını ifade etmesini sağlamak: Çocuk, yaşadığı duyguları oyunla, konuşarak ya da resimle ifade etmelidir. Ayrıca ‘’şu an korktuğunu biliyorum’’ gibi ifadelerle duygularını adlandırmak işe yarar,
  • Baskı ve karşılaştırmaktan kaçınmak: ‘’kardeşin yapabiliyor’’ ya da ‘’artık büyüdün sen’’ gibi söylemler yaşanan regresyonu artırır. Her çocuğun gelişim hızının birbirinden çok farklı olduğu unutulmamalıdır,
  • Küçük adımlarla destek olmak : Çocuğun yapabildiği becerileri tamamen alınden almek yerine, zorlandığı noktalarda yanında olmak işe yarar. Başarmaya başladığını gören çocuğun özgüveni artar,
  • Değişimlere önceden hazırlamak: Okul, taşınma ve kardeşin doğumu gibi değişimler öncesinde çocuğa konu hakkında bilgi vermek ve sorularını yanıtlamak yaşadığı kaygıyı azaltır,
  • Gerektiğinde uzman desteği almak : Regresyon normalden daha uzun sürüyorsa, birden fazla alanda görünüyorsa ya da çocuğun günlük hayatında belirgin bir olumsuzluk durumuna sebep oluyorsa bir uzmandan en kısa süre içerisinde yardım almak gerekir.

Regresyon belirtileri hakkında detaylı bilgi sahibi olan uzman kadrosu ile Erdem Anaokulu; çocuk ruh sağlığını korumak açısından her zaman profesyonel hizmet verir. Ayrıca okul öncesi regresyon durumunda gereken adımları atma konusunda ebeveynlere yol gösterici olan Erdem Anaokulu kalitesini deneyimleyerek, çocuğunuz için en doğru kararı verebilirsiniz.